20 Şubat 2013 Çarşamba

Rulmanın her zaman bir pazarı var

Silkar Endaş Pazarlama Müdürü Erçin Değirmen ile rulman sektörü ve sorunları üzerine bir sohbet gerçekleştirdik. Değirmen görüşmemizde, “Bizim herkes müşterimiz. Rulmansız hiçbir fabrika çalışmayacağı ve otomotiv hareket edemeyeceği gibi herkesin evinde 15-20 rulman dönüyor. Rulmanın her zaman bir pazarı var” dedi. Tüketici, ürününün arkasında duran, sektörde yer edinmiş firmaları tercih ederse merdivenaltı üretim sorununun kendiliğinden çözüleceğini söyleyen Erçin Değirmen sorularımızı yanıtladı.
Rulman sektöründe elli yılı geride bırakan Silkar Endaş’ı bir de sizden dinleyelim?
Silkar’la başlayıp Endaş’la devam eden bir süreçte; rulman sektöründe lider konumda olan firmalardan birisi oluğumuzu söyleyebiliriz. Türkiye geneline yayılmış yetmiş bayi ile satışımızı organize ediyoruz. Yalnızca FAG değil; İNA ve HBR rulmanlarının Türkiye distribütörlüğün yanı sıra; endüstriyel ekipmanları da Türkiye’ye getiriyoruz. Keçe, kayış, zincir gibi…Sektörde öncü konumumuzu  sürdürüyoruz.

Dünyanın gelişmiş ülkeleriyle karşılaştırdığınızda, Türkiye rulman sektöründe dünyanın neresinde?
Türkiye rulman sektöründe sürekli gelişen bir ülke konumunda. Biz ağırlıklı olarak Alman ürünlerini ülkeye getirdiğimiz için onlarla fikir alışverişimiz daha yoğun. Almanlar da Türkiye’deki gelişmeden umutlu. Türkiye’deki pazar artışını dikkatle izliyorlar.  Dünyayla karşılaştırdığımızda iyi bir yolda olduğumuzu söyleyebiliriz. 

Araştırma gerçekleştirdiğimizde gördük ki; birçok firma piyasadaki ‘merdiven altı’ üretilen ve marka basılan ürünlerden rahatsız. Bu konuda bir çalışma var mı?
Bu tür firmalarla standart rekabet edemiyoruz. Normal bir rekabet ortamı olsa hiç sorun değil.  FAG markasının sahibi Schaeffler  Grubu bir süre önce bu tarz üretim yapan işletmelere baskınlar düzenletti. Ancak çok verimli olmadı. Sonuç almak zor oluyor ve zaman alıyor. Açıkça söylemek gerekirse biz bu konuda sonuç  alındığını düşünmüyoruz. Zaman kaybı yaşıyoruz. Onun için kendi işlerimize yoğunlaşmanın daha yararlı olacağını düşünüyoruz. Bu sorunun çözümünün tüketicinin bilinçlenmesinden geçtiğini biliyoruz. Tüketici, ürününün arkasında duran, sektörde yer edinmiş firmaları tercih ederse sorun kendiliğinden çözülür diye düşünüyorum. Biz tüketiciyi sürekli bilinçlendirmek için seminerler düzenliyoruz. Tüketicilerimizin güvenilir kaynaklardan ürünler almaları için çalışıyoruz. 

Geçtiğimiz yılı değerlendirdiğinizde; bu yıl rulman sektöründe nasıl bir tablo görüyorsunuz?
Geçtiğimiz yıl bizim sektörde tam anlamıyla karmaşa içinde geçti diyebiliriz. Ancak rulman hemen hemen tüm sektörlerde kullanılan bir ürün olduğu için, bir sektör gerilese bile diğer sektör atak yapabiliyor. Bizim herkes müşterimiz. Herkesin evinde 15-20 rulman dönüyor. Rulmanın her zaman bir pazarı var. Yukarıda bahsettiğimiz sorunlar çözülürse sektörel anlamda düzgün çalışan firmaların sıkıntı yaşayacağını zannetmiyorum. 

Avrupa’nın krizi Türkiye’yi ve rulman sektörünü etkiledi mi?
Türkiye’de rulman üretimi çok sınırlı bu konuda dışa bağımlı durumdayız. Aslında Avrupa’nın krizi bizi hem etkiledi hem etkilemedi diyebilirim. Krize rağmen yeni kurulan firmalar oldu. Bunları bazen biz sırtımızda taşıdık. Bazen onlar bizi sırtında taşıdı ve şu andaki duruma geldik. Ancak Avrupa’nın krizi bizi ödemeler konusunda çok etkiledi. Ürün verdiğimiz bir çok firma  ödeme konusunda gecikmeler yaşadı. Biz bu konuda biraz esnek davrandık ve sorunu bu şekilde aşmaya çalıştık. Türkiye’de gerektiğinden fazla ithalatta söz konusu. Arz fazlası olduğunu söyleyebiliriz. Tüm bunlara karşın bir şekilde piyasa dönüyor ve kapatan çok firma görmüyoruz. 

Silkar Endaş olarak Türkiye’de nasıl bir pazarlama ağı oluşturdunuz?
Yukarıda da söylediğim gibi Türkiye genelinde yetmişin üzerinde bayimiz bulunuyor. Genel rulman satışımızı bayiler üzerinden gerçekleştiriyoruz. Distribütörlerimizi sürekli destekliyoruz. Ayrıca büyük holdinglerle ihale usulü direkt olarak da çalışıyoruz. Bayilerimizin karşılayamayacağı sayıda rulman taleplerinde fiyat teklifi veriyoruz ve bu şekilde satışımızı gerçekleştiriyoruz. 

Bizim sorularımız bitti. Sizin son olarak söylemek istedikleriniz neler?
Silkar Endaş yalnızca ticaret yapan bir kurum değil aynı zamanda bilimsel gelişim ve kalkınmaya büyük önem veren bir kurum.  Çıkardığımız cep katalogunu Makine mühendisliği okuyan öğrencilerimize  ücretsiz dağıtıyoruz. 12. Baskısı yapılan katalog; 200 bin civarında dağıtıldı. Bu katalogda rulman hakkında teknik tüm bilgileri de bulabilirsiniz. Ayrıca rulman konusunda seminerler veriyoruz. Eğitime ve bilime çok önem veriyoruz. Sektöre de Silkar Endaş olarak yenilikler getirdik ve getirmeye devam ediyoruz. 

Elçin Değirmen Makine Yüksek Mühendisi ve 1985 Yılında  Silkar Endaş’da pazarlama mühendisi olarak göreve başladı. Bu dönem ‘Türkiye’de pazarlama mühendisine gerek var mı, yok mu ?’ tartışmalarının olduğu bir dönemdi. Alman FAG Firmasının da isteğiyle pazarlama mühendisi olarak göreve başladı. Bu  süreçte pazarlama mühendisine tüm firmaların ihtiyacı olduğu kanıtlandı ve diğer firmalar Silkar Endaş’ı takip etti. Şu anda Silkar Endaş Pazarlama Müdürü olarak görev yapıyor. 


http://www.haberortak.com/Haber/Soylesi/20022013/Rulmanin-her-zaman-bir-pazari-var.php

Miktarı az değeri yüksek rulmanlar

Das Lager Satış ve Pazarlama Müdürü Metin Kartal ile Das Lager ve Türkiye’de genel anlamıyla rulman sektörü üzerine bir görüşme gerçekleştirdik. Kartal; “2012 yılını Das Lager için başlangıç yılı olarak gördük ve Avrupa’dan başlayarak, Dünya’ya yayılmayı hedefledik” dedi.
 Das Lager’in üretime geçirecekleri yeni fabrikada şu an için başta otomotiv sektörü olmak üzere, rüzgar enerjisi, çelik endüstrisi ve demiryolu rulman üretimi yapacaklarını söyleyen Metin Kartal, "Tamamen özel tezgahlarda miktarı az, değeri yüksek ve sadece o uygulamaya esas olan rulmanlar üreteceğiz" dedi.
Das Lager Germany hakkında biraz daha geniş bilgi alabilir miyiz? Türkiye`deki yatırım ne gibi katkılar sağlayacak? 

Das Lager markası, Harun Adıgüzel’in sektördeki 30 yıllık bilgi birikimini kendi know how `larını kullanarak oluşturduğu bir markadır.  Almanya’nın Düesseldorf şehrinde kurulmuştur. Burada üretimin yanı sıra tornalanmış, ısıl işlemleri yapılmış bilezikleri alıp taşlamasını süper finishini ve montajını yapıyoruz. Dolayısıyla part media`yı oluşturan bir yapıyı Almanya’da yapıyoruz. Bunlarda 3. ve 4. jenerasyon  elektronik frenli, kendi içinde endüksiyon frenli son model otomotivlerde kullanılan rulmanları üretiyoruz. Bunları hem rulman olarak hem de kit olarak üretiyoruz. Araç servise gidince, rulman, keçe, kayış, somun, civata vs. ile tam olarak bir kutuda hazırlanmış Das Lager kitini usta alıp hemen araca monte edebilecek. Bütün bu aksesuarlar firmamızın garantisi ve güvenliği ile nihai kullanıcıya sunulacaktır. Bu hizmet ve vermiş olduğumuz garanti de müşterilerimizin memnuniyetini kazanmaktadır. Amacımız memnuniyeti sürekli kılmaktır.
Das Lager’in standart markaların dışında, uygulamaya dönük rulmanlar üretmesini istedik. Çünkü bizim bundan sonraki yatırımlarımız standart bir rulman yatırımı olmayacak. Das Lager’de standart rulmanlar üretmeyeceğiz. Tamamen özel tezgahlarda miktarı az, değeri yüksek ve sadece o uygulamaya esas olan rulmanlar üreteceğiz. Dolayısıyla şu anki rulman üreticilerinin dışında tamamen farklı bir iş yapıyoruz. Dünya’da bu şekilde üretim yapan üç ya da dört firma var. Amerika, İtalya dışında belki de üçüncü veya dördüncüsü biz olacağız. Bizim yaptığımız rulmanlar tamamen özel isteğe ve özel uygulamalara ait rulman üretmek.
Das Lager’in üretmiş olduğu ürünler Türkiye’de çok yüksek fiyatlarla ithal ediliyor. İthal edildiği için de hem döviz gidiyor hem de cari açığı artırıyor. Ama biz bunu Türkiye’de ürettiğimiz takdirde büyük bir cari açığı kapatmış olacağız. Özellikle rüzgar enerjisi rulmanları bizim ilgi alanımız olacak. Üreteceğimiz rulmanların bir kısmı bu alana dönük olacak. Bir kısmı elektrik akımını geçirmeyen standart rulmanlar dışında demiryolu rulmanları olacak. Çelik endüstrisi için üreteceğimiz dört sıralı zenzemir rulmanı denilen ve dünyada yeni üretilmeye başlanan bir rulman üretimi yapacağız. Standart rulman üretimleri dışında tamamen özel üretimler yapacağız. Kendi dizaynını tasarlayıp üretim yapan, miktarı az olup pahada fazla olan ve tamamen özel üretim rulmanlar üreteceğiz. Seri üretimimiz olmayacak.

Tesisin ne zaman açılması ve üretime başlaması planlanıyor?
2013 yılı Mayıs ayı itibariyle test üretimine başlanması planlanıyor.
İlk etapta ne kadarlık bir üretim planlıyorsunuz? Hedeflediğiniz satış rakamları nelerdir?  
Das Lager üretimin ilk aşamasında sadece otomotiv rulmanları üretmeyi hedeflemiştir. Dolayısıyla 2012 yılını Das Lager için başlangıç yılı olarak gördük ve Avrupa’dan başlayarak, Dünya’ya yayılmayı hedefledik. 2013 yılında ise 6 milyon € ciro hedefliyoruz. Şu an için 5 yıllık bir planımız var. Ciromuzda her yıl artarak devam edecek.

Firmaların isteğine ve ihtiyaçlarına uygun rulman üretimi yapacağınızdan bahsetmişsiniz. Bunun için gerçekleştireceğiniz teknoloji yatırımından bahseder misiniz?
Biz özel üretim rulmanlar yapacağız. Dolayısıyla standart üretim yapmayacağız. Çok çeşitli ve standart üretim konusundan kaçıyoruz. Fakat özel üretim konusunda uygulamalar arttıkça çeşitlilik artacak. Ama şu an için başta otomotiv sektörü olmak üzere, rüzgar enerjisi, çelik endüstrisi ve demiryolu rulman üretimi yapacağız. Das Lager’in standart markaların dışında, uygulamaya dönük rulmanlar üretmesini planladık.
Fabrikada yapılacak olan yenileme ve planlı bakım uygulamalarından bahseder misiniz? Türkiye`de ilk olan bu uygulamanın sektöre faydaları nelerdir?Türkiye’de gerçekleştirmeyi planladığımız ve şu anda kimsenin yapmadığı çözüm ortaklığı fabrikasını da müşterilerimizin emrine sunacağız. Rulmanları periyodik bakımlarını düzenli olarak yapacağız ve  rulmanların demontajı, bakımı, yenileştirilmesi ve tekrar montajı konularında ilk sertifikalı hizmeti sunan işletme olacağız. Avrupa’da, yenileme ve bakım özel olarak  belge gerektirmektedir ve bu belgeye sahip olmayanlar bu bakımı ve yenilemeyi yapamazlar. Ülkemize de bunu yerleştirmek ve özellikle, demiryolu, enerji sektöründe bu sistemi hizmete açacağız. Böylece ülkeye çok büyük bir tasarruf sağlayacağız. Yani özel ürünler üretmenin yanında, bakım ve yenileme hizmeti de çok büyük yer tutacaktır.
Das Lager, ürünlerinin ve hizmetlerinin hepsi Türkiye`de verilebilecek mi? Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu ülkelerine ihracat yapacağınızı aktarmışsınız. Bu bölgelere yönelik ihracat, örneğin Uzak Doğu için sadece Türkiye`den mi gerçekleşecek?
Öncelikli olarak otomotiv sektörü başta olmak üzere, rüzgar enerjisi, çelik endüstrisi ve demiryolu rulman üretimi yapacağız. Türkiye’deki üretimimiz ilk etapta % 50’si yurt içi piyasaya, % 50’side Amerika, Avrupa orta doğu ve Uzak Doğu ülkelerine ihraç edilecek. Türkiye bu anlamda Almanya dan sonra lojistik üs olacaktır.

http://www.haberortak.com/Haber/Soylesi/20022013/Miktari-az-degeri-yuksek-rulmanlar.php

31 Ocak 2013 Perşembe

Yeni nesil ınversys plus kompresör serisi


Basınçlı hava sanayide sıklıkla tercih edilen bir enerji türüdür. Bu kadar çok avantajı olan basınçlı havanın elde edilmesi ise kompresörler tarafından sağlanmaktadır.

Sanayide enerjinin büyük bir miktarı basınçlı hava sistemleri tarafından tüketilmektedir. Basınçlı havanın elde edilmesi büyük miktarda enerji tüketimine sebep olduğundan, sistemin verimi son derece büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, kompresör sektöründe en az enerji tüketen sistem en değerli sistem olmaktadır. Türkiye`nin ve bölgesinin bir numaralı kompresör üreticisi DALGAKIRAN, bu doğrultuda geliştirdiği yeni invertörlü kompresör serisinde enerji tüketimini minimumda tutarak maksimum seviyede sistem verimi sağlamayı hedeflemiştir.

SERİYE GENEL BAKIŞ

Ürünler, 5,5kW - 315 kW aralığında standart olarak üretilmektedir. Farklı güç talepleri de özel ürün olarak üretilebilmektedir. Bu makinalar opsiyonel olarak su soğutmalı, ısı geri kazanımlı, ve 15 kw’a kadar depo üstü veya depo üstü kurutuculu ve filtreli olarak üretilmektedir.

ÖZEL KASA

Bu seri için geliştirilen yeni kasalarda, ses seviyesi düşürülmüş, daha etkin soğutma elde edilmiş, servis kolaylığı sağlanmış ve oldukça estetik tasarımlar oluşturulmuştur.
Kasaların soğutma, titreşim ve ses yalıtım seviyeleri ile ilgili çalışmalar ileri analizler kullanılarak optimize edilmiştir.

ÖZEL MOTOR

Sistemin dişli kutusu olmadan direkt olarak çalışacak olması motorun voltaj ve frekans değerlerinin özel olarak dizayn edilmesini gerektirmektedir. Bundan ötürü motorda elektriksel özellik olarak özel voltaj ve frekansa uygun tasarım, invertör uygulamasına özel sarım, izole rulman, topraklama fırçası ve her sargıda ve rulmanlarda sıcaklık sensörü bulunmaktadır.
Motorun yüksek hızlarda çalışacak olması, motor komponentlerinin yüksek hızlara adaptasyonunu gerektirmektedir. Buna bağlı olarak özel fan, özel rulman, özel gres, özel balanslı şaft ve rotor, özel flanş, ön rulman soğutma sistemi ve özel keçe sisteme uygun olarak geliştirilmiştir.
Bu seriye özel olarak geliştirilen motorlar, tüm basınç seviyelerindeki torku karşıladığı gibi vidanın kapasitesinin inebileceği en düşük hızda dahi çalışabilmektedir.
Bu tarz bir motor tasarımı ile kompresörde motor ve yük kompakt bir ünite halinde, uygulamanın tüm hız seviyelerinde sabit tork ihtiyacını karşılayacak şekilde kayıpsız olarak akuple edilerek maksimum verimde çalışmaktadır.

FREKANS KONVERTÖRÜ (INVERTER)
Seride kullanılan invertör motorun istenilen devir aralıklarında çalışması için gerekli frekans değerlerini sağlamaktadır. Ayrıca kontrol sistemi ile haberleşerek, sistemin hava tüketim trendine göre kompresör devrini (dolayısı ile basınçlı hava üretimini) ayarlayarak, sürekli sabit basınçta gereken hava debisinin üretilmesini sağlayarak hava tüketim karakterine en yakın değişken debiyi sağlamaktadır. Yeni serideki invertör uygulamasının en önemli farkı çok geniş regülasyon aralığı sunması ve çevresel koşullara çok daha iyi adapte olan akıllı kontrol sistemi entegrasyonudur.
KONTROL SİSTEMİ
Kompresörlerde kullanılan kontröl ünitesi de geliştirilen sistemin gereksinimleri ve kapasite özelliklerine göre programlanarak ve mevcut kompresörlerde kullanılan kontrol ünitelerinde olmayan bir çok ek özellik ilave edilerek daha pratik bir kullanım sağlanmıştır. Geliştirilen bu programlamayla; rulman problemi alarmı ilave edilmiş, makinede aşırı sıcaklık veya akım oluşması durumunda hız düşürme özelliği sayesinde makinenin kurulduğu her bölgedeki şebeke ve ortam değerlerine uyum sağlayabilmektedir. Geliştirilmiş PID performans ve aktivasyon koşulları sayesinde ise mekanik zorlamalara karşı sistemi koruyup daha stabil basınç seviyesi sağlamıştır. Ayrıca sürücü bilgisi gerektirmeden direkt kontrol paneli üzerinden tüm sistemi programlayabilme, analog çıkış sayesinde fan sürücüsünü yönetme ve çoklu kompresör kontrolü gibi birçok özellik kompresöre ilave edilmiştir.


FAN VE SOĞUTMA SİSTEMİ
INVERSYS + serisinde 18,5kW ve daha büyük güçteki tüm modellerde soğutma fanları da invertörlüdür. Fanın invertörlü oluşu; vidanın (yükün) en verimli olduğu sabit sıcaklıkta çalışabilmesini sağladığından, ana motorda ve verimli soğutma sayesinde fanda büyük enerji tasarrufu sağlanmaktadır. Bunun yanında oluşan stabil çalışma sıcaklığı sayesinde komponentler uzun ömürlü olmaktadır. Fanın düşük devirde dönmesi sayesinde daha az fan gürültüsü, ani kalkışlar olmadığından daha düşük enerji kirliliği ve çok daha yüksek mekanik ömür söz konusu olmaktadır.
YENİ NESİL INVERSYS PLUS KOMPRESÖR SERİSİ ve ENERJİ TASARRUFU
Güç Aktarım Sistemi:

Yağ Enjekteli Vidalı tip basınçlı hava üreten makineler temelde üç tip tahrik sistemine sahiptir. Bunlardan ilki motordan gelen tahriğin vida rotoruna kayış ve kasnak yardımıyla iletildiği kayış-kasnaklı sistemler, ikincisi motordan gelen tahriğin önce dişli mekanizmasına ve ondan sonra da vida rotoruna iletildiği dişli mekanizmalı direkt akuple sistemlerdir.  Üçüncüsü ise hareketin vida rotoruna direkt olarak kaplin tarafından iletildiği direkt akuple sistemlerdir. İlk iki sistemde kayıplar çok fazladır. Üçüncü aktarma yöntemi olan vida rotorunun herhangi bir dişli ve kasnak sistemi olmadan motor tarafından direk tahrik edilmesi durumunda ise kayıp hemen hemen sıfırdır. Yeni nesil Inversys Plus modellerinde, sahip olduğu yüksek hız performansı ile direk rotor bağlantısına imkan veren özel motor sayesinde bu yöntem kullanılabilmiştir.

Basınç Kontrol Sistemi:

Bilindiği gibi invertörlü kompresörler, geleneksel ON/OFF, YÜK/BOŞ+ON/OFF veya Oransal Kontrol+YÜK/BOŞ+ON/OFF basınç kontrol sistemlerine göre oldukça önemli verimlilik ve sabit basınç avantajı sunmaktadır. Yeni nesil Inversys Plus serisi ise standart invertörlü kompresörlerin ötesinde çok geniş hız regülasyon aralığı ile çok değişken basınçlı hava taleplerine bile kayıpsız bir şekilde uyum sağlayabilmektedir. Bu sayede düşük hava tüketimi durumunda ortaya çıkan ve tamamen enerji kaybı anlamına gelen boşta çalışma periyotları minimize edilmektedir.

Tasarım, Analiz ve Test
INVERSYS PLUS serisinin kabin tasarımı, DALGAKIRAN`ın mühendislik tecrübesinin ve ileri 3D modelleme teknikleri kullanılmasıyla ortaya çıkmıştır. Tasarım esnasında daha estetik bir görünüm, satış sonrası için servis kolaylığı ve kullanıcıyı rahatsız etmeyecek şekilde gürültü seviyesinin düşürülmesi ön planda tutulmuştur. Ayrıca büyük kasa gruplarında kullanım kolaylığı için dolap ve servis kapakları menteşeli ve kilitli olarak tasarlanmıştır.
DALGAKIRAN AR-GE bünyesinde tasarlanan seri, 3D model tasarımlarının tamamlanmasından sonra, statik ve akış analizleri yapılmak üzere analiz laboratuarlarına aktarılmaktadır. Elde edilen analiz sonuçlarına göre tasarım optimum hale getirilerek, prototip aşamasına geçilir.

Prototipi tamamlanan tasarım testleri yapılmak üzere özel test odalarına aktarılır. Burada çalışma koşulları simule edilerek genel performans, PID, akustik, termal, basınç ve kapasite testleri en zor koşullarda detaylı olarak yapılır.

http://www.haberortak.com/Haber/Teknik-Makale/29012013/Maksimum-seviyede-sistem-verimi.php