11 Ocak 2013 Cuma

Erzincan'dan Avrupa'ya makine ihracatı!


Erzincan'da makine üretimi yapan bir firma, yaklaşık 3 yıldır Avrupa ülkelerine pres makinesi ihracatı yapıyor. 'Avrupa'nın Çin'i olduklarını belirten firma yetkilisi, başta Almanya olmak üzere 5 ülkeye makine sattıklarını söyledi.Erzincan Sanayi Sitesi'nde 'Doğu Makine' adıyla faaliyet gösteren işletme, ürettiği pres makinelerini Avrupa ülkelerine satıyor.
Baba-oğul makine mühendisi olan firma yetkilileri özellikle hurda malzemelerinin geri dönüşüme kazandırılması için yaptığı pres makinelerini son 3 yıldır başta Almanya olmak üzere 5 Avrupa ülkesine satıyor. Makine mühendisi baba Fehmi ve oğlu Levent İpek, 3 ayda 9 adet pres makinesi yaptı.
1974'ten bu zamana kadar makine üretimi yaptıklarını belirten Fehmi İpek, "3 yıldır Avrupa'ya ihracat yapıyoruz. Avrupa'nın Çin'i olduk. Az kâr ile kanaat edip, çok kaliteli üretimler yapınca Avrupa'ya satma imkânımız var. Bu yaptığımız makineler Avrupa'da özel üretimdir. Özel üretim olan makinelerin fiyatları Avrupa'da oldukça yüksek. Biz burada Erzincan'da bu makineleri daha uygun fiyatlara yaptığımız için Avrupa'da müşteri buluyoruz." dedi.
Ürettikleri makinelerin; bakır, alüminyum, demir gibi malzemelerin sıkıştırılıp küçültülerek, nakliyesinin kolaylaştırılması ve eritmede avantaj sağlanması için kullanıldığını kaydeden İpek, "Makinelerin projeleri tamamen bizlere ait. Aynı makineyi yapan bir de İngiliz firması var. Biz buradaki üretimi onların ürettiği makinenin yarı fiyatına yapıyoruz. Nakliyeleri masraflarını da koysak yine Avrupa'da rekabet şansımız var. Bir Alman müşterimize bu makineleri yapıyoruz. O müşterimize de 4 ülkenin temsilciliğini verdik. 9 tane makineyi 3 ayda yaptık. Yaklaşık 350 bin liralık fiyatı olan bir makine yaptık ve sevk ediyoruz. Talep olursa kapasitemizi arttırma şansımız var. Daha çok sayıda makine yapma gücümüz var." şeklinde konuştu.
"MALİYETLER AVRUPA'YA GÖRE DAHA DÜŞÜK"
Makine yapımında 3. neslin de işin içerisine gerdiğini söyleyen Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Aydın Yalvaç ise "Bizim hedefimiz bu firmamızı Organize Sanayi Bölgemizde daha büyük ve seri üretim yapan bir fabrika haline gelmesini temenni ediyoruz. Belki de bu çalışma Doğu Anadolu Bölgesi'nde makine olarak ilk yapılan ihracattır. Aslında Erzincan'da teknik bilgi, görgü kapasite var ama finans imkânları zayıf olduğu için ve firmaların ihracat bilgileri zayıf olduğu için ihracat yapamıyorduk. Şimdi bunların hepsi bir araya gelmeye başladı. 3. nesil de işin içerisine girince bu daha da kolaylaştı. Çünkü bizlerde maliyetler Avrupa'ya göre daha da düşük ve ihracat imkânı daha da fazla bunu bizler Erzincan olarak geliştireceğiz. Organize Sanayi Bölgemizde de 56 tane tesis üretimlerine devam etmekte. Bu da önemli Orada ki firmalardan da inşallah zaman içerisinde Erzincan'ın ihracatını arttıracak, firmalar oluşacaktır." diye konuştu.
CİHAN
http://ekonomi.haberturk.com/is-yasam/haber/810727-erzincandan-avrupaya-makine-ihracati

Sanayi üretimi kasımda arttı

Sanayi üretim endeksi, 2012 Kasım ayında 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 11,3 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2012 Kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 7,5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 13,3 arttı.

Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 2 azaldı.

Takvim etkisinden arındırılmış endeks, 2012 Kasım ayında, 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 3,1, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretim endeksi de bir önceki aya göre yüzde 1,5 arttı.

Ana sanayi grupları sınıflamasında imalat sanayi endeksi aylık bazda yüzde 8,4 artarken, yıllık bazda yüzde 13,3 artış gösterdi.

Ana sanayi grupları sınıflamasına göre, Kasım ayında yıllık bazda en fazla düşüş yüzde 2 ile elektrik gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı endeksinde gerçekleşti.

Söz konusu sektörün endeksinde, aylık bazda yüzde 4,7 yükseliş kaydedildi.

Bu dönemde, yıllık bazda ara malı imalatı endeksi yüzde 14,3, dayanıksız tüketim malı imalatı endeksi yüzde 14,5, enerji endeksi yüzde 0,4, dayanıklı tüketim malı imalatı endeksi yüzde 12,2, sermaye malı imalatı da yüzde 9,2 arttı.

Konfeksiyon sektörü, tehlikeli ve ağır sanayi grubundan çıkartıldı

Geçtiğimiz aylarda yapılan düzenlemeyle tehlikeli ve ağır sanayi grubuna dahil edilen hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, ‘az tehlikeli' işkolu grubuna alındı.

26 Aralık 2012 tarih ve 28509 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin 2012/145 sayılı İşyeri Tehlike Sınıfları tebliğinde hazır giyim ve konfeksiyon sektörü az tehlikeli iş kolları arasına dahil edilmişti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bebe Çocuk Konfeksiyonu Sektörü İşadamları Derneği (BEKSİAD) Başkan Yardımcısı Mesut Okyay, girişimleri sonucu böyle bir düzenleme yapıldığını söyledi. 

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün tehlikeli ve ağır sanayi grubuna alınmasından kaynaklanan sorunlarını SGK Başkanı Fatih Acar'a anlattıklarını belirten BEKSİAD Kurucu Üyesi Halil Atalay ise düzenlemenin sektör için son derece önemli olduğunu kaydetti. 

BEKSİAD Başkan Yardımcısı Salih Bahadır, konuyu birçok platformda dile getirdiklerini söyledi. Bahadır,"Milletvekillerimizin de bulunduğu toplantılarda konu hakkında bilgilendirmelerde bulunmuştuk. Konunun istediğimiz şekilde sonuçlanarak hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün ‘az tehlikeli' iş kolu grubuna alınmasından dolayı mutluyuz." ifadelerini kullandı. 
Cihan
http://www.bugun.com.tr/son-dakika/konfeksiyon-sektoru-tehlikeli-ve-agir-sanayi-grubundan-cikartildi-haberi-142738

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı


Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, ''Yerinde gümrükleme uygulamasını öncelikli olarak ihracat işlemleri ile başlatıyoruz"


İthalatta yerinde gümrükleme uygulamasını da yine bu yıl içinde başlatmayı planlıyoruz'' dedi. 
Yazıcı, ihracata katkı sağlayacak olan ''Yetkilendirilmiş Yükümlü Uygulaması'' ve ticareti kolaylaştıracak yeni projelerin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, uygulamanın getirdiği en büyük yeniliklerden birinin yerinde gümrükleme olduğunu belirterek, ''Yerinde gümrükleme ile öncelik ihracatta olmak üzere, belirlenen kriterlere uygun her tesisi bir gümrük haline getiriyoruz'' diye konuştu. 
Avrupa Birliği ülkelerinde bu uygulamanın yaygın olarak kullanıldığını ifade eden Yazıcı, şunları kaydetti: 
''Yerinde gümrükleme uygulamasını öncelikli olarak ihracat işlemleri ile başlatıyoruz. İthalatta yerinde gümrükleme uygulamasını da yine bu yıl içinde başlatmayı planlıyoruz. Yerinde gümrükleme güvenilir olduğu onaylanmış firmaların mallarına ilişkin gümrük işlemlerinin, gümrük idaresi yerine firmanın kendi tesislerinde yapılmasıdır. Tabii ki bizim görevlilerimiz yapılan işlemleri zaman zaman kontrol edecekler. Gümrükleme alanıyla ilgili sürekli görüntü kaydının olması gibi güvenlik kriterlerini içeren şartlar getiriyoruz. Ama esas olarak 'Yerinde Gümrükleme' ile ihracatçımız artık gümrük işlemlerini yapmak için gümrüğe gitmeyecek. Kendi işyerini, fabrikasını, deposunu aynı zamanda dış ticarete konu ürünlerinin gümrük işlemlerinin yapıldığı mekan olarak kullanacak. Ürünlerinin gümrüklemesini kendi tesislerinde yaparak doğrudan müşterilerine gönderecek.'' 
Yazıcı, bir yandan rüşveti, yolsuzluğu, kaçakçılığı önlerken, diğer yandan ticaret erbabının iş ve işlemlerini hızlandırmak için çalıştıklarını anlatarak, ''Bazı gümrük idarelerimiz çok yoğun. Şu anda üzülerek ifade ediyorum ki; Halkalı Gümrük Müdürlüğümüzde bir tırın kuyrukta ortalama bekleme süresi 6 ila 12 saat arasında değişmektedir. Bu sürenin hem maliyetleri yükselttiğini, hem de siparişlerin zamanında teslim edilmesini zorlaştırdığını biliyoruz. İşte 'Yerinde Gümrükleme' bu yığılmaları, beklemeleri önlemek için atılan önemli bir adımdır'' diye konuştu. 

-''Tırların, gümrüklerde boş yere beklemesi sona eriyor''- 

Yazıcı, yerinde gümrükleme ile artık ihracatçının tırlarının, gümrüğe gitmedikleri için katettikleri yolun kısaldığını, tırların gümrüklerde boş yere beklemesinin sona erdiğini belirterek, şunları kaydetti: 
''Teslimat daha hızlı yapılabildiği için işlemler hızlanıyor, daha çok sipariş alınabiliyor. Tüm bunlar maliyetleri azaltması doğal olarak ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracaktır. Firmalarımız dünya pazarlarına girerken artık daha avantajlı olacaklardır. Yetkilendirilmiş yükümlü uygulamasının hazırlıkları yapılırken çalışma arkadaşlarımdan bu konuyla ilgili bir araştırma yapmalarını istedim. Onlar da bu konuda kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdiler. Yetkilendirilmiş yükümlü uygulaması, gümrükleme işlemleri için firmalarca yapılan ortalama 954 lira masrafın yüzde 90'ını ortadan kaldırmaktadır. Böylece ticaret erbabı sevkıyat başına ortalama 861 lira tasarruf sağlamaktadır. Gümrükleme işlemleri dahil, bir sevkıyatın ortalama maliyeti 4 bin 900 liradır. Yetkilendirilmiş Yükümlü sertifikasına sahip bir firma için bir konteyner ürünün gümrükleme ve nakliyesini ortalama yüzde 17,5 ucuzlatıyoruz. Bu tasarrufun ülke ekonomisine senede yaklaşık 900 milyon lira veya döviz bazında 500 milyon dolar getirisi olacaktır.'' 
Yazıcı, firmaların, gümrükleme işlemini kendi tesislerinde yapabildikleri için ihraç mallarını günün her saatinde yola çıkartabileceklerini belirterek, şunları kaydetti: 
''Herhangi bir iç gümrüğe uğramadan, doğrudan sınıra giden bu araçlar alıcılarına en hızlı biçimde ulaşacaktır. Örnek vermek gerekirse; İstanbul'da akşam saat dokuzda sipariş alan bir ihracatçımız, 7/24 çalışan bu sistem sayesinde, ihraç mallarının yüklü olduğu aracı 5-6 saat içinde Türkiye'den çıkarabilecektir. İhracatçılarımızın sipariş karşılama hızları muazzam oranda artacak, beklemeden kaynaklanan giderler azalacak. Sonuçta, rekabet gücü daha yüksek, daha iyiyi daha ucuza ve hızlı şekilde teslim edebilen ihracatçılarımız Türkiye ekonomisini 2023'e taşıyan lokomotifler olacaklardır. Gümrük idaresinin bir nevi yetkilerini devretmesi gibi düşünülebilecek bu imtiyazlar, güvenilir ve belirli bir ihracat hacmine sahip şirketlere verilecektir. Yerinde gümrükleme yapmak isteyen bir firmanın, 'Yetkilendirilmiş Yükümlü' sertifikasına sahip olması ve en az 5 milyon dolarlık ihracat yapar aktifliği bulunması gerekir.'' 

-İzinli Gönderici uygulaması- 

Yetkilendirilmiş yükümlü olan veya olmayan tüm firmaların dolaylı olarak faydalanabileceği ''izinli gönderici'' uygulamasını da bugün başlattıklarını belirten Yazıcı, şunları kaydetti: 
''İzinli Gönderici Statüsü, taşıyıcı firmalarımızın işlemlerini kolaylaştırmak üzere başlattığımız bir uygulamadır. Yerinde Gümrükleme uygulaması ile güvenilir ihracatçıya tanınan kolaylıklar; 'İzinli Gönderici' uygulaması ile güvenilir taşıyıcılara tanınacaktır. Bu statüyü alan taşıyıcılarımız; müşterileri adına taşıdıkları malları kendi tesislerinde toplayacak, burada tırlara yükleyecek ve gümrük işlemlerini hiçbir gümrük görevlisinin nezareti olmadan, tamamen kendileri yapacaklardır. Yetkilendirilmiş yükümlü olsun veya olmasın, herkes ihracat eşyasını izinli göndericiye taşıtabilecek. Bu sayede herkes eşyasını gümrüğe uğramadan taşıtma kolaylığından faydalanabilecektir. Burada en önemli sorumluluk 'İzinli Gönderici' statüsüne sahip taşıyıcı firmalardadır. İhraç edilecek ürünlerin gerekli kontrolleri, izinli gönderici tarafından yapılacak. Normal şartlarda bizim yaptığımız kontrolleri, hiçbir gümrük görevlisinin nezareti olmadan kendileri yapabilecekler. Artık isteyen herkes, bir izinli göndericinin deposuna aldırdığı malın gümrüklemesini burada yaptırabilecek.'' 

-''Güvenilir nakliyeci gümrük idaresinin yerini alacak''- 

Yazıcı, güvenilir nakliyecinin, gümrük idaresinin yerini alacağını anlatarak, şunları söyledi: 
''Taşımacının tesisinden ayrılan tırlar doğruca sınıra veya limana yönelecek, herhangi bir iç gümrüğe gitmeyecek, burada beklemeyecek. Bu sayede tırlar şehir içerisinde dolaşmak zorunda kalmadan doğrudan sınıra yönelecek, şehir içindeki tır trafiği azalacak. Dış ticaret erbabımızın iş ve işlemlerini kolaylaştırmak temel hedefimizdir. Ama yasa dışı işler yapmak isteyenler için de hiçbir açık kapı bırakamayız. İzinli gönderici olmayı talep eden bir firmanın, Yetkilendirilmiş Yükümlü statüsüne sahip ve minimum 500 transit beyanı vermiş olan uluslararası bir taşıyıcı olması gerekiyor. Şirketler, hem 'Yerinde Gümrükleme' hem de 'İzinli Gönderici' statülerine sahip olabilmek için, 'Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü' almak zorundadır. Bir firmaya gümrük idarelerimizin yaptığı işleri devretmek için bu firmaların güvenilir olması gerekiyor.'' 

-Ortak transit uygulaması- 

Bakan Yazıcı, Ortak Transit Sözleşmesine taraf olan ülkeler arasında eşyanın gümrük vergilerinin teminata bağlanarak taşındığı ve bu taşımanın ''Yeni Bilgisayarlı Transit Sistemi'' (NCTS) ile elektronik mesajlar kullanılarak beyan ve takip edildiği bir uygulama olduğunu belirterek, şunları söyledi: 
''Ortak Transit Sözleşmesine taraf olan Avrupa Birliği, EFTA ülkelerinden İzlanda, Norveç, İsviçre ile EFTA ülkesi statüsünü kazanan Hırvatistan ve Türkiye'yi kapsamaktadır. Ortak transitin hızlı, kolay, güvenli ve avantajlı gibi 4 alanda hızlandırıcı etkisi bulunmaktadır. Hızlı Transit, elektronikleşme Ortak Transit uygulamasının ilk ve en önemli pratik sonucu transiti hızlandırmasıdır. Transitin hızlandırılması esas olarak işlemlerin elektronik ortama taşınması ile sağlanmaktadır. Halen bir aracın Avrupa'ya ortalama gidiş-dönüş süresi ortalama 12 gündür. Ortak transit uygulaması ile bu süreyi 9 güne düşürüyoruz. Bununla birlikte sınırlardaki geçişlere yönelik gümrük işlemlerini de mümkün olan en az seviyeye çekiyoruz. Transit işlemleri, gümrük idareleri arasında karşılıklı veri transferi yoluyla hızlı bir şekilde zaman kaybına yol açmadan yapılabilmektedir. 
Gümrüklerimiz bu sayede, Avrupa'daki yaklaşık 3 bin gümrük idaresi ile doğrudan entegre hale gelmiştir. Ortak Transit uygulaması, tüm taşıma modlarında kullanılabilmektedir.'' 
Ortak transitin hızlandırıcı etkilerinden olan kolay transite de değinen Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: 
''Kolay Transit, ortak transitin ikinci pratik sonucudur. Transit işlemlerinde tüm paydaşlara kolaylıklar sağlamasıdır. Transitin kolaylaştırılmasının iki ana çerçevesi bulunmaktadır. Birincisi Ortak Transit mevzuatından kaynaklanan basitleştirmelerdir. Bunlar; kapsamlı teminat veya teminattan vazgeçme, izinli alıcı, izinli gönderici, özel tip mühür ve demiryolu, havayolu ve boru hattı taşımalarıdır. İkincisi ise Ortak Transit uygulamalarının doğasından kaynaklanan basitleştirmelerdir. 
Bunlar; Araçların Sözleşmeye taraf ülkelerden geçişlerde asgari kontrollere tabi tutulması, uygulanan tek teminat ve bu teminatın düşümlü olarak çalışması ve serbest bırakılmasına ilişkin kolaylıklardır. Güvenli Transit Ortak Transitin üçüncü pratik sonucu ise transitin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Güvenli transitin en temel unsuru, işlemlerin elektronik ortamda azami güvenlik ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilmesidir. Eşya için yapılması gerekli risk analizleri ve kontroller daha etkin bir şekilde yapılabilmektedir. Uygulanan teminat sistem ile kamu alacağının tamamının garanti altına alınmaktadır. Avantajlı transit Ortak Transitin maliyet düşürücü etkisi de önemli bir kazanımdır. Bu uygulamada bilgisayar ortamındaki işlemler, kağıt üzerinde yapılan işlemlerin yerini almaktadır.'' 

-57 milyon avroluk tasarruf- 

Yazıcı, uygulamaların hem ticaret erbabına hem de kamuya ciddi ölçüde maliyet avantajı sağlayacağını belirterek, şunları söyledi: 
''2011'de 1 milyon 129 bin 68 tır karnesi işlem görmüştür. 2012'de işlem gören tır karnesi sayısı ise 1 milyon 128 bin 741'dir. Avrupa'ya tır karnesi yerine elektronik beyan ile yapılacak taşımalardan, yıllık yaklaşık 57 milyon avro tasarruf sağlanmasını hedefliyoruz. Taraf ülke olarak uygulamaya geçirdiğimiz Ortak Transit ile ülkemizde taşımacılığın globalleşmeye paralel, esnek ve proaktif bir yapıya kavuşması ana hedefimizdir. Bu noktada, Ortak Transiti, Bakanlığımızın 'hızlı, kolay ve güvenli ticaret' ilkesini; 'hızlı, kolay ve güvenli transit' ile tamamlayan bir proje olarak ele alıyoruz. Ayrıca Ortak Transit; Avrupa Birliği'ne tam üye olmadan, taşımacılık sektörü açısından AB üyesi bir ülke gibi işlem yapabilecek konuma geldiğimiz tek enstrümandır.'' 

-Bakanlığın ''En''leri ve ''İlk''leri- 

Konuşmaların ardından Bakan Yazıcı, Halkalı Gümrük Müdürlüğüne canlı bağlantı yaparak ortak transit işleminin gerçekleştirilmesini onayladı. 
Daha sonra Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından ''Enler ve İlkler Ödülleri'' takdim edildi. 
''En''ler kategorisinde, En yüksek İşlem Hacmi olan Firma Tüpraş Petrol Rafinerileri AŞ, En çok İhracat yapan Firma Ford Otomotiv, En çok taşımacılık yapan firma TOBB UND Şirketi,En çok İthalat Vergisi Ödeyen Firma BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ'ye plaket takdim edildi. 
''İlk''ler kategorisinde, Ortak Transit Sisteminden İlk Yararlanan Firma Gençtur, İlk Elektronik Beyanname veren Firma Arçelik, İlk onaylanmış İhracatçı Firma, PETKİM Petrokimya, İlk Onaylanmış İhracatçı Firma Oyak Renault, İlk A Sınıfı OKSB sahibi firma Ortadoğu Rulman, İlk B Sınıfı OKSB sahibi Arfesan Arkan Fren Elemanları AŞ, İlk C Sınıfı OKSB sahibi firma Sarıtaş Çelik AŞ'ye plaket verildi. 
Alıntı  http://www.haberdar.com/gumruk-ve-ticaret-bakani-hayati-yazici-2-3763906-haberi